
Makyajlı Bentley Flying Spur S özellikleri, İngiliz lüks otomobil üreticisinin küresel pazar stratejilerinde iki yıllık bir Ar-Ge sürecinin ardından resmi olarak duyuruldu. Kapsamlı bir endüstriyel revizyondan geçen model, V8 silindir bloğuna sahip hibrit güç ünitesi, modernize edilmiş karoser dinamikleri ve aktif şasi kontrol sistemleriyle ürün gamına yeniden entegre ediliyor. Özellikle performans odaklı S donanım paketi, markanın aerodinamik ve termodinamik mühendislik standartlarını bir üst seviyeye taşıyarak D-Segment lüks sedan sınıfındaki rekabet parametrelerini yeniden belirliyor. Üretim sürecinin Bentley’nin Crewe’deki ana tesislerinde Eylül ayında başlatılması ve ilk teslimatların 2026’nın dördüncü çeyreğinde ana pazarlarda gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.
Makyajlı Bentley Flying Spur S Özellikleri ve High Performance Hybrid Mimarisi
Yeni Flying Spur S, markanın “High Performance Hybrid” olarak adlandırdığı yeni nesil güç aktarım ünitesiyle donatılmıştır. Sistem, 680 beygir (bg) toplam güç ve 930 Nm azami tork üreterek modelin bugüne kadarki en güçlü S versiyonu olmasını sağlamaktadır. Bu konfigürasyon, önceki jenerasyon S modeline kıyasla %20 oranında bir güç artışı anlamına gelmektedir. 0-100 km/s hızlanmasını 3,7 saniyede tamamlayan aracın azami hızı 307 km/s olarak ölçülmüştür. Bu tahrik sisteminin temel mühendislik bileşenleri şu şekildedir:
PHEV (Plug-in Hybrid Electric Vehicle): Yüksek hacimli içten yanmalı motor (ICE) ile harici bir şarj istasyonundan doldurulabilen yüksek kapasiteli batarya paketinden beslenen elektrik motorunun senkronize çalıştığı, sistemin toplam güç çıkışını maksimize eden karma tahrik mimarisidir.
V8 Silindir Bloğu: Bir krank mili üzerinde 90 derecelik (veya benzer dar açılı) V formunda dizilmiş sekiz silindirden oluşan, yüksek tork kapasitesi ve homojen güç dağılımı sağlayan içten yanmalı motor mimarisidir.
Şasi Entegrasyonu ve Aktif Sürüş Dinamikleri
Sürüş dinamiklerini ve yola tutunma kabiliyetini optimize etmek amacıyla, makyaj operasyonu kapsamında araca bir dizi gelişmiş yürüyen aksam ve şasi kontrol sistemi entegre edilmiştir. Bu mekanik ve elektronik donanımların endüstriyel tanımları şöyledir:
Elektronik Kilitli Diferansiyel (eLSD): Çekiş tekerlekleri arasındaki dönüş hızı farkını elektronik sensörler ve hidrolik kavramalar aracılığıyla sınırlayarak, viraj çıkışlarında motor torkunun yol yüzeyine kayıpsız bir şekilde aktarılmasını sağlayan güç aktarım bileşenidir.
Tork Yönlendirme (Torque Vectoring): Dönüş manevraları sırasında, virajın iç tarafında kalan tekerleklere fren basıncı uygulayarak veya dışta kalan tekerleklere daha fazla tork ileterek aracın dikey eksen etrafındaki dönüş momentini (yaw rate) artıran elektronik stabilite sistemidir.
Aktif Gövde Yatma Kontrolü (Active Roll Control): 48 Volt elektrik mimarisi üzerinden beslenen elektromekanik aktüatörlerin, ön ve arka viraj denge çubuklarına (anti-roll bar) anlık karşıt tork uygulayarak, yanal ivmelenme sırasında karoserin yana yatma eğilimini sönümlediği şasi dinamiği donanımdır.
Karoser Dinamikleri ve Optik Aydınlatma İmzası
Görsel tarafta sedan, elden geçirilmiş gövde panellerine ve daha belirgin aerodinamik yüzeylere kavuşmuştur. Bentley’nin 1962 yılından bu yana bir sedan modelinde ilk kez uyguladığı tekli ön far düzeni, modelin tasarım dilini Continental GT ailesinin dördüncü nesliyle entegre etmektedir. Radyatör ızgarası doğrudan ön tampona entegre edilmiş, önceki çamurluk havalandırma çıkışlarının yerini pürüzsüz gövde panelleri almıştır.
S donanım paketine özgü optik ve karoser bileşenleri “Blackline” paketi altında toplanmıştır. Bu paket; parlak siyah Matrix radyatör ızgaraları, karartılmış LED Matrix aydınlatma grupları, siyah egzoz çıkışları ve sportif egzoz sistemine ait kontrast renkli logoları içermektedir. Ayrıca, arka bagaj kapağı yeniden tasarlanmış ve gövde renginde plakalık çerçevesi eklenmiştir.
Akıllı Kabin Teknolojileri ve Virtuoso Collection
İç mekanda, S donanımının dinamik karakterine uygun olarak beş farklı koltuk tasarımı alternatifi sunulmaktadır. Her bir koltuk setinin döşeme ve montaj süreci yaklaşık 12 saatlik manuel endüstriyel işçilik gerektirmektedir. Makyaj operasyonu ile birlikte kabin içi lüks algısını artıran özel “Virtuoso Collection” serisi duyurulmuştur.
Bu koleksiyon Soprano, Tenor ve Bass olmak üzere üç farklı renk ve trim şemasıyla sunulurken, ürün gamına “Dark Teal” isimli yeni bir metalik mavi pigment de eklenmiştir. Donanım paketinin akustik mühendislik altyapısı Naim for Mulliner ses sistemi ile sağlanmaktadır:
Akustik Membran (Diyafram): Hoparlör ünitesi içerisinde, elektromanyetik bobinden aldığı sinyalleri mekanik titreşime çevirerek ses dalgaları üreten esnek konik veya kubbe şeklindeki materyaldir. Focal teknolojisine dayanan patentli yapı kullanılmaktadır.
Distorsiyon (Distortion): Ses sinyallerinin amplifikasyon (yükseltme) süreci sırasında orijinal dalga formundan saparak harmonik bozulmaya uğraması durumudur. 21 hoparlörlü Naim sistemi, bu bozulmayı minimumda tutarak doğrusal bir frekans tepkisi (frequency response) sağlamak üzere kalibre edilmiştir.
İngiliz üreticinin yeni nesil hibrit motor mimarilerine ve küresel satış planlamalarına dair en güncel kurumsal verilere doğrudan Bentley Motors resmi web platformundan ulaşabilirsiniz.
Bu haber AutoBond Haber Merkezi tarafından yapay zekâ destekli iş akışıyla hazırlanmış, Genel Yayın Yönetmeni Umut Aydın’ın editoryal sorumluluğunda yayımlanmıştır. Hata ve eksikleri Düzeltme Politikası sayfasındaki yolla bildirebilirsiniz.
Google'da AutoBond'u tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyin: Öne çıkan haberlerde AutoBond haberlerini daha sık görürsünüz.












Yorumlar (0)