İşbirliği
× F1
2026 · R18
Round 18 ABD GP
-- saat
-- dk
-- sn
Yarışa kalan
Canlı Yarış Yarış şu an devam ediyor. Tur tur takip için F1'in resmi canlı zamanlama ekranını kullanabilirsiniz. Canlı Takip
Yarış Bitti Yarış tamamlandı. Sıralama, puan tablosu ve detaylı veriler en kısa sürede güncellenecek.
🇺🇸 Austin

2026 Sezonu — 23 Yarış

Yarış Sonucu — Son Yarış

2026 Sürücüler Şampiyonası

2026 Takımlar Şampiyonası

F1 ABD GP · Yarışa --:--:--

Rosemary Smith: 79 Yaşında F1 Direksiyonunda

Rosemary Smith: 79 Yaşında F1 Direksiyonunda

Motor sporları, kâğıt üzerinde bütün sporların en eşitlikçisidir.

Otomobil, direksiyonunu kimin tuttuğunu bilmez. Kronometre de bilmez. Bir viraja doğru çizgiden girdiyseniz doğru girmişsinizdir, geç frenlediyseniz duvara gidersiniz; bunların hiçbiri sürücünün kaç yaşında olduğuna ya da kim olduğuna bakarak değişmez. Boy, kas kütlesi, üst beden gücü gibi başka dallarda belirleyici olan hiçbir şey burada tek başına belirleyici değildir.

Ne var ki bir sporun kuralları başka şey, o sporun tarihi başka şeydir. Ve motor sporlarının tarihi, otomobilin umursamadığı şeyleri fazlasıyla umursayan insanlar tarafından yazıldı. Direksiyona kimin geçeceğine karar verenler, kararlarını on yıllar boyunca iki şeye bakarak verdiler: sürücünün cinsiyeti ve yaşı.

İrlandalı bir terzi, bu iki duvarın ikisine de çarptı. Birincisine gençken, altmışların fabrika takımlarında; ikincisine ise seksenine yaklaşırken, artık kimsenin ondan bir şey beklemediği bir yaşta.

Adı Rosemary Smith’ti ve iki duvarı da aştı. İkincisini aştığı gün, güncel bir Formula 1 otomobili kullanan en yaşlı insan oldu. Yaşı yetmiş dokuzdu.

Ama oraya nasıl geldiğini anlamadan, o günün ne anlama geldiği de anlaşılmıyor. Dolayısıyla elli beş yıl geriye, bir elbise dükkânına gitmek gerekiyor.

Terzi Dükkânından Ralliye

Rosemary Smith 7 Ağustos 1937’de İrlanda’da doğdu. Kaynaklar doğum yeri konusunda ayrışıyor; kimi Dublin diyor, kimi Wicklow’daki Bray. Üzerinde anlaştıkları şey ise babasının Rathmines’te bir tamirhane işlettiği ve kızının on bir yaşında, babasının otomobillerinde direksiyon kullanmayı öğrendiği.

Mesleği motor sporları değildi. Smith terzilik eğitimi aldı, kendi elbise dükkânını açtı ve bir dönem manken olarak da çalıştı. Ralliye girişi bir kariyer kararıyla değil, bir müşterisinin ona “yanımda haritacı olur musun” diye sormasıyla oldu.

Haritacı koltuğunda uzun kalmadı. Kısa süre içinde direksiyona geçti ve altmışların başında, İngiliz bir mirasçı olan Sally Anne Cooper ile birlikte, eski bir fabrika otomobili olan Sunbeam Rapier’la Monte Carlo Rallisi’ni tamamladı. Bu, bir amatörün en zor sınavdan geçmesi demekti ve Rootes Group’un yarış departmanının dikkatini çekti.

Rootes ona fabrika sürücülüğü teklif etti. Otomobil, mekaniker ve lojistik takım tarafından sağlanacaktı. Motor sporlarında bu, amatörlükten profesyonelliğe geçişin tek gerçek kapısıdır ve Smith bu kapıdan, bir kadının neredeyse hiç geçmediği bir dönemde girdi.

İşte birinci duvar burada başlıyor. Nasıl karşılandığını kendisi anlatmıştı: başladığında onu ciddiye almayıp süs bebeği muamelesi yaptılar. Le Mans’ta bir yıl, sırf kadın olduğu için yarışmasına izin verilmedi.

1965 Tulip: Kar, Buz ve Bir Hillman Imp

Böyle bir ortamda cevap vermenin tek yolu vardı ve Smith o yolu seçti: kazanmak.

1964’te Circuit of Ireland Rallisi’nde kadınlar ödülünü aldı. Asıl kırılma bir yıl sonra geldi.

1965 Hollanda Tulip Rallisi dört gün sürüyordu ve yaklaşık bin sekiz yüz mil uzunluğundaydı. Hava boyunca berbattı, parkurun büyük bölümü kar ve buz altındaydı. Rosemary Smith, haritacısı Valerie Domleo ile birlikte fabrika kayıtlı bir Hillman Imp’le yarışı genel klasmanda kazandı.

Bunun ölçeğini doğru anlamak gerekiyor. Kadınlar kategorisi değil, genel klasman. Bugünün Dünya Ralli Şampiyonası etaplarının o dönemdeki dengi sayılan bir yarışta, bir kadın ilk kez otomobil sporunun en tepesine çıkmıştı ve Tulip Rallisi’ni genel klasmanda kazanan tek kadın olarak kaldı.

Ödül töreninden sonra otele döndüğünde odasında büyük bir buket ve bir tebrik mektubu buldu. Gönderenler Elizabeth Taylor ve Richard Burton’dı. Burton o sıralar Soğuktan Gelen Casus’un çekimleri için Hollanda’daydı ve çift, Noordwijk’te Smith ile aynı otelde kalıyordu. Aynı yıl Smith, Texaco’nun Yılın Sporcusu seçildi.

Kariyeri boyunca on iki Coupe des Dames topladı. Ama onu tanımlayan istatistik bu değil, bitirme oranı. Smith otomobili parçalamadan hızlı gitmesiyle biliniyordu, ki ralli tarihinin en zor becerisi budur. Bu ayrıntıyı aklınızın bir kenarında tutun, yazının sonunda geri gelecek.

1966 Monte Carlo: Far Skandalı

Zaferden bir yıl sonra, Smith kaybetmenin bambaşka bir türüyle tanıştı.

1966 Monte Carlo Rallisi’nde Hillman Imp’iyle Coupe des Dames’i kazandı. Genel klasmanda ilk üç sırayı BMC’nin Mini Cooper’ları almıştı. Ardından Automobile Club de Monaco devreye girdi.

Yönetmeliğin ilk taslağı farlar konusunda bir şey söylemiyordu, ancak sonradan Fransızca yayımlanan bir bültenle farların seri üretim modeliyle aynı olması şartı getirildi. İngiliz takımlarının tamamı, yani BMC, Ford ve Hillman, showroom modellerindeki çift flamanlı kısa hüzme ampuller yerine iyot buharlı tek flamanlı ampuller kullanıyordu. Otomobiller yarıştan önce teknik kontrolden geçmişti, Alpes Maritimes’teki ikinci turdan önce bir kez daha geçmişti.

Yarış bittikten sonra on otomobil diskalifiye edildi. İlk üç sıradaki Mini’ler gitti, dördüncü sıradaki Roger Clark’ın Cortina’sı gitti, Smith’in Coupe des Dames’i gitti. Zafer, Citroën ID kullanan Pauli Toivonen’e verildi.

Bu, sportif bir yenilgi değildi. Yarışın kendisinde kaybetmemiş, masada kaybetmişti. Smith kariyeri boyunca sekiz Monte Carlo Rallisi’ne katıldı, ama 1966 hep ayrı bir yerde durdu.

Londra’dan Sidney’e

Bu tür bir haksızlıktan sonra çoğu sürücü daha küçük, daha kontrol edilebilir yarışlara çekilir. Smith ters yöne gitti.

En gurur duyduğu yarış, kazandığı hiçbiri değildi. 1968 Londra-Sidney Maratonu on bir ülkeden geçen, on altı bin kilometreyi aşan ve durmaksızın devam eden bir dayanıklılık sınavıydı. İki yıl sonra Londra-Meksika Dünya Kupası Rallisi geldi ve Smith orada genel klasmanda onuncu oldu.

Bu iki yarış, dönemin ralli anlayışının bugünkünden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Özel etaplar ve servis parkları yerine kıtalar arası geçiş, günlerce süren uykusuzluk ve arıza durumunda kendi başının çaresine bakma zorunluluğu vardı.

Smith yalnızca rallide de kalmadı. Pistte Jim Clark ve Graham Hill ile aynı yarışlarda mücadele etti. Sebring ve Daytona’da Paul Newman ve Steve McQueen ile aynı gridde bulundu. Altmışların sonunda Hollywood motor sporlarını keşfettiğinde, Smith zaten oradaydı.

178 Mil ve Bir Sürücü Kursu

Yarış kariyerinin sonu, direksiyondan inmek anlamına gelmedi. İkinci duvar da tam burada belirmeye başladı.

1978’de 7.0 litrelik bir Jaguar XJ-12C ile saatte 178 mil hıza ulaşarak İrlanda kara hız rekorunu kırdı. 1993’te Historic Tulip Rallisi’ne bir Sunbeam Tiger ile katılıp genel klasmanda yirminci oldu. Uluslararası tarihi otomobil etkinliklerinde yarışmaya 2019’a kadar devam etti. Yani seksen bir yaşına kadar.

Bu arada kendi sürücü kursunu açtı ve Renault Clio’larla ders vermeye başladı. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca, genç sürücü eğitiminin İrlanda’da okul müfredatına girmesi için kampanya yürüttü. Çocuğu olmadı; onun yerine binlerce gence direksiyon başında sorumluluk öğretti.

2001’de İrlanda Motor Sporları Onur Listesi’ne alındı. 2018’de otobiyografisi Driven yayımlandı. 2022’de ise FIVA Miras Onur Listesi’ne giren ilk İrlandalı oldu.

Yani yetmişli yaşlarına geldiğinde Smith, motor sporlarında bir insanın sahip olabileceği hemen her şeye sahipti. Bir tanesi hariç.

Paul Ricard, Mayıs 2017

Renault Sport Formula One takımı kırkıncı yılını kutlarken, Renault UK ekibi Smith’in hikâyesini fark etti ve ona hiç yaşamadığı tek deneyimi teklif etti.

Test Mayıs 2017’de Le Castellet’teki Circuit Paul Ricard’da yapıldı. Takımın o sezonki yarış sürücüsü Jolyon Palmer pistteydi ve Smith’e sürücüden sürücüye tavsiye verdi. Yanında, uzun yıllar boyunca haritacılığını yapmış olan arkadaşı Pauline Gullick vardı.

Bir Formula 1 otomobiline ilk kez oturan birinin korkacağı şeylerin listesi uzundur. Kaza, duvar, soğuk frenler, yanan bir debriyaj.

Smith’in aklında bunların hiçbiri yoktu. Yıllar sonra The Irish Times’a anlattığında, kokpite tek bir kararla girdiğini söyleyecekti: hayatta başaracağı son şey bu olsa bile, bu otomobili stop ettirmeyecekti. Kaza yapmaktan korkup korkmadığı sorulduğunda verdiği cevap ise daha netti. Aklına bile gelmemişti.

Deneyimi anlatırken iki şeyin altını çizdi. Birincisi, sekiz yüz beygirlik bir otomobil kullanmanın çoğu yarışçı gibi kendisinin de hep hayalinde olduğu ama gerçekleşeceğini hiç düşünmediğiydi. İkincisi, alışkın olduğu ralli otomobillerinden tamamen farklı olan bu tek kişilik makineye her turda biraz daha ısındığıydı. Sinirlerinin devreye girdiği anlarda Palmer ile konuşabilmesinin işe yaradığını da ekledi.

O gün güncel bir Formula 1 otomobili kullanan en yaşlı insan oldu. Karşılaştırma için: sporun tarihinde bir Grand Prix’de yarışan en yaşlı sürücü, 1955 Monako’da direksiyona geçtiğinde elli beş yaşında olan Louis Chiron’dur.

Küçük bir not: basın bülteni ve dönemin İngiliz basını otomobilin sekiz yüz beygirin üzerinde olduğunu yazdı, The Irish Times’ın sonraki yazısında ise beş yüz beygir geçiyor. AutoBond olarak bültendeki ve Smith’in kendi ifadesindeki rakamı esas aldık, ancak farkı belirtmekte fayda var.

Bu testin bir reklam kampanyasının parçası olduğunu da atlamayalım. Renault, eylül sonuna kadar bayilerinde test sürüşü yapan müşteriler arasından on kişiye aynı deneyimi vaat etti. Smith bu hikâyede hem kahraman hem kampanya yüzüydü. Kampanya bitti, hikâye kaldı; testin ardından Renault İrlanda’nın marka elçisi oldu.

Son Zaman Kontrolü

Rosemary Smith 5 Aralık 2023’te, seksen altı yaşında, uzun bir kanser mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Yakın çevresi, son dönemde bile her zamanki gibi olduğunu, durumu hakkında konuşurken “böyle, değiştiremem” dediğini anlattı.

Ölümünün ardından İrlanda Cumhurbaşkanı Michael D. Higgins bir açıklama yayımladı. Motorsport Ireland ise adına bir ödül kurdu; Rosemary Smith Ödülü ilk kez 2024’te, genç ralli sürücüsü Aoife Raftery’ye verildi.

Şimdi yazının ortasında bir kenara koyduğumuz ayrıntıya dönelim. Smith hiçbir zaman en hızlı sürücü olduğunu iddia etmedi. Bitiren sürücü oldu. Otomobili parçalamadan, mazeret üretmeden, sırası geldiğinde masada kaybettiğinde bile bir sonraki yarışa yazılarak.

Yetmiş dokuz yaşında bir Formula 1 otomobiline binen kadının o gün kazadan değil stop ettirmekten korkması, bütün kariyerinin özeti. Çünkü kaza bir talihsizliktir, stop ettirmek ise bitirememektir.

Paul Ricard’da o gün otomobil stop etmedi.

Sıkça Sorulan Sorular

Rosemary Smith Kimdir

1937 doğumlu İrlandalı ralli sürücüsü ve sürücü eğitmeni. Altmışlarda Rootes Group’un fabrika takımında yarıştı, 1965 Hollanda Tulip Rallisi’ni genel klasmanda kazanan tek kadın oldu ve 2017’de yetmiş dokuz yaşında bir Formula 1 otomobili kullanan en yaşlı insan unvanını aldı. 5 Aralık 2023’te hayatını kaybetti.

Rosemary Smith Hangi Otomobille Yarıştı

Kariyerinin en büyük başarılarını Rootes Group üretimi Hillman Imp ile elde etti. Sunbeam Rapier ve Sunbeam Tiger da kullandığı otomobiller arasında. 1978’deki İrlanda kara hız rekorunu ise 7.0 litrelik bir Jaguar XJ-12C ile kırdı.

1966 Monte Carlo Rallisi’nde Ne Oldu

Smith Coupe des Dames’i kazandı, ancak yarış sonrası far denetiminde on otomobil diskalifiye edildi ve o da bu karara takıldı. İngiliz takımları seri üretimdeki çift flamanlı ampuller yerine iyot buharlı tek flamanlı ampuller kullanıyordu. Genel klasmandaki ilk üç Mini Cooper da aynı gerekçeyle silindi ve zafer Pauli Toivonen’e geçti.

Formula 1 Otomobili Kullanan En Yaşlı Kişi Kimdir

Rosemary Smith, 2017’de yetmiş dokuz yaşında Circuit Paul Ricard’da bir Renault Sport Formula One otomobilini kullanarak bu unvanı aldı. Bunun bir yarış değil test olduğunu belirtmek gerekir; bir Grand Prix’de yarışan en yaşlı sürücü, 1955 Monako’da elli beş yaşındaki Louis Chiron’dur. Daha fazla otomobil kültürü içeriği için AutoBond’un kültür sayfasını okuyabilirsiniz!

Yorumlar (0)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir