İşbirliği
× F1
2026 · R18
Round 18 ABD GP
-- saat
-- dk
-- sn
Yarışa kalan
Canlı Yarış Yarış şu an devam ediyor. Tur tur takip için F1'in resmi canlı zamanlama ekranını kullanabilirsiniz. Canlı Takip
Yarış Bitti Yarış tamamlandı. Sıralama, puan tablosu ve detaylı veriler en kısa sürede güncellenecek.
🇺🇸 Austin

2026 Sezonu — 23 Yarış

Yarış Sonucu — Son Yarış

2026 Sürücüler Şampiyonası

2026 Takımlar Şampiyonası

F1 ABD GP · Yarışa --:--:--

Ali İhsan Varol ile İçimizden Geçen Otomobiller (Bölüm 3)

Ali İhsan Varol ile İçimizden Geçen Otomobiller (Bölüm 3)

Bu noktadayken yine bir kadın tarafından yaratılmış ve içinden Mercedes geçen bir hikayeye temas etmeden olmaz.

Türk edebiyatının “ilk yol romanı” olarak kabul edilen Adalet Ağaoğlu’nun “Fikrimin ince gülü” şaheseri…Ballıhisar ve Münih’in en şerefsiz adamı Bayram’a sinir olduğumuz ve Balkız ismindeki, o güzelim 350SE’ye aşık olduğumuz muhteşem eser…

Makale içeriği

Elbette kitaptaki Mercedes başka bir modeldi. Bal rengi 350SE kitaptan uyarlanan Sarı Mercedes filminde arzı endam etmiştir. Kitabın yazıldığı 70li yıllardan, filmin çekildiği 90’lara kadar otomobillerin oldukça değiştiği malum; şartların pek değişmediği ise bu değerli uyarlama sayesinde seyredilebilir.

Ama otomobiller, şartlar ve değişimden bahsedilecekse eğer biraz daha geriden başlamakta fayda var.

Makale içeriği

Mesela kadersiz Mercedes Jellinek ile Mucit Karl Benz’in birkaç ay arayla toprağa verildiği ve eşini kaybetmenin üzüntüsü içinde olan Bertha Benz’in Nazi toplantılarına katılmaya başladığı 1929 yılından… Avrupa kendisini ikinci dünya savaşına taşıyacak koşulları oluşturmuşken biz de henüz ayaklanmış cumhuriyetimizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırma uğraşındayız… O yıllar, otomobilin memleket sathına yayıldığı yıllar.

Makale içeriği

Almanlar kendi derdine yanarken, Genç Türkiye’deki potansiyeli Amerikalılar fark ediyor ve Ford, 1929’dan itibaren üretime başlıyor. Elzem olan araç “kamyon”…

Çünkü uygarlık savaşını kağnılarla kazanma şansımız yok. Öncelik kamyonda… Fakat otomobiller de; savaş yıllarının süren etkilerine, yolların otomobillere uygun olmamasına rağmen yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlamış. Önceleri sadece devlet hizmetinde kullanılan otomobil, zamanla elitlerin ve az sayıdaki zenginin oyuncağı oluvermiş. Hatta Cemal Reşit ve Ekrem Reşit Rey kardeşlerin, 1933 tarihli opereti “Lüküs Hayat”ta bu işin layığının bir değil iki otomobil olduğu vurgulanıyor:

“İki tane otomobil / Biri açık biri değil…”

Makale içeriği

Belli ki; Motoru Amerika’dan, Avrupa’dan alınmış, karoseri yerli iştirakçilere yaptırılmış kamyonlar kırsalı arşınlayıp, lüküs otomobiller de şehirlerde turlarken, tekleyerek çalışan bir düzen kurulmuş güzel ülkemizde ama elbette yetmemiş. Nihayet 1940’ların ikinci yarısına girerken, ilk önemli adımı Vehbi Koç atıp Ford’un mümessilliğini almış.

Makale içeriği

Daha Anadol’un doğumuna çok var. Fakat Marshall yardımının da etkisiyle traktör ve ziraat makineleri hızla giriyor pazara… Cipler ve kamyonetler memlekette üretilmeye başlıyor. Bir girişim hevesi ve atılım coşkusu var ortamda… Montaj da olsa mutluyuz sanayimizle… Herkes güzel hayaller kuruyor. Hızlı ve öfkeli filmler çektiriyor o hayaller, ortama gaz veren şarkılar yazdırıyor.

Makale içeriği

Mesela ; Arabası Plymouth Rakı içmiş olmuş dut Ben de çakırım ağabey Emirgan yolunu tut Veya daha iyi bilinen bir örnekle; Taksim’de var bir durak durakta bir Cadillac Cadillac’ta bir manyak Twist yap abi dalgana bak

Aslında neşeli şeyler… Ama ilk realist romanı “Araba sevdası” olan bir halkın, hasbelkader motorize olduktan sonra aldığı hali yansıttığı için insanı biraz hüzünlendiriyor…

Bu janrın nadide örneklerinden biri de, Zeki Müren hayranları kadar klasik otomobil tutkunlarını da memnun edebilecek epik bir eser olan 1958 yapımı “Altın Kafes” filmidir. Özellikle “Şöför” şarkısının okunduğu sahneyle hatırlanır bu film… Muhtemelen memlekete Marshall yardımlarıyla girmiş bir Willys cipin üzerinde tam 16 kişi, direksiyonda Zeki Müren, Amerikan otomobil markalarını saya saya, şen şakrak 1950’lerin İstanbul’unu turlarlar.

Makale içeriği

Bu tatlı şarkı, filmin ardından o kadar ünlü olmuş ki Zeki Bey vakit kaybetmeden bir de plak doldurmuş. Fakat şarkının orijinal versiyonundaki bazı sözleri değiştirmiş, bazı kıtaları da hiç okumamış… Özellikle trafik cezalarıdan şikayet edilen kısımlar ve babayiğit bir Türk polisinin, cılız Japon dedektifi Mister Moto’ya benzetildiği bölüm plak kaydında bulunmuyor. Zeki Bey şarkının son versiyonunu şöyle bitirmiş;

Dodge, Pleymuth, Desoto / Hepsi de kıyak oto / Gönlün sevgiyle dolsun / Bu yollar helal olsun…

Yorumlar (0)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir