
O yıllarda Benz ve Daimler henüz ortak değildi ve Daimler soyadını, bir kız çocuğunun ismine eklediğinden beri çok zaman geçmemişti… Elbette kurumsal olarak…
Mercedes, daha çok İspanyolların kullandıkları, “María de las Mercedes” yani Merhametli Meryem tabirinden türetilmiş bir kadın ismidir.
Benz ve Daimler’in soyadlarının önüne geçen Mercedes ise velinimetleri ve dönemin Avusturya Nice başkonsolosu olan Emil Jellinek’in kızı, Mercedes Adrienne Ramona Manuela Jellinek’ten gelir…

İsmi uzun ve kafa karıştırıcı, o yüzden biz bu kızcağıza “Merso” diyelim.
Merso’nun babası Emil Jellinek 1897 yılında, Daimler’den aldığı 23 beygirlik otomobiliyle Fransız Rivierası’nda epeyce şükse yapmış. 2 yıl kadar sonra, fabrikayı tekrar ziyaret edip Gottlieb Daimler ve Willhelm Maybach’ın başına ekşiyerek, kendisine 35 beygir gücünde, o zamanlar için yarış otomobili kabul edilen bir araç yapmalarını istemiş.
Güçlü bir benzinli motorla donatılan, özel bir çelik şasi ile güçlendirilmiş, kütle merkezi yere yakın bu araca o yıl doğan kızı Mercedes’in ismini veren Emil, Nice’de yapılan prestijli bir yarışı katılır ve açık ara birinci olur.
Sayın Başkonsolosun bu birinciliği bugün de ilk modern otomobil olarak kabul edilen Mercedes 35 HP efsanesini başlatır.

Aynı zamanda gözü kara bir girişimci olan Emil Jellinek, kendisini ve otomobilini meşhur eden bu başarının ardından her tuzu kurunun, her ensesi kalının yaptığını yapar ve ticaretle keyfi birleştirir…
Uluslararası finans piyasaları kadar, aristokrat sınıf arasında da parmakla gösteriliyordur Jellinek…
Henüz tay tay yürümekte olan otomotiv sektörüne, yarışçı ruhuyla hızlı bir giriş yapar ve hemen Daimler’e 36 adet otomobil siparişi verir.
Bir sene içinde satacağı yüzlerce otomobil için verdiği ilk sipariştir bu ve siparişin tek bir koşulu vardır… Otomobillere Jellinek’in kızı Mercedes’in adı verilecek.

1901 yılında DMG fabrikasında vaftiz edilerek saatte 80 km’yi aşabilecek hale getirilen otomobilin pistlerde yarattığı efsane, Başkonsolos’un ticaret alemindeki başarısıyla birleşince Mercedes ismi hemen herkes tarafından bilinir olmuş.
Fakat ne yazık ki bu durum, ismin asıl sahibine benzer bir şans getirmemiş…
Merso’nun hayatı babasının serveti sayesinde şaşalı başlamış fakat 1. Dünya Savaşı’yla birlikte tepetaklak olmuş. Hatta bir dönem sokaklarda yiyecek dilenmek zorunda kalmış bu hanımefendi…
İki evliliğinde de mutluluğu bulamamış.
Müzikle ilgileniyormuş, iyi bir sopranoymuş ama…
O kadar da iyi değilmiş işte…
Son yıllarını kemik kanseriyle mücadele ederek geçirmiş ve daha 39 yaşındayken hayata gözlerini yummuş. Acıklı bir “poor rich girl” hikayesi…
Hakkında yazılanlara göre babasının otomobillere olan tutkusunu hiçbir zaman paylaşmamış.
Muhtemelen onu kırmamak için katıldığı fuarlardaki, yarışlardaki fotoğraflarında hep mahçup bir hali var…
Bezgin ve yorgun bir ifadeyle bakıyor objektiflere ve yine muhtemelen erkeklerin bu gürültülü, yağlı, pis makinelere olan ilgisini bir türlü anlayamıyor.
Oysa sadece erkeklerin oyuncağı değildir otomobiller ve Mercedes efsanesinde, Mercedes Jellinek’den çok daha fazla emeği geçmiş bir kadın vardır ki, O da Karl Benz’in eşi Bertha Benz’tir.

Müstakbel eş ve bir iş ortağı olarak daha frolaynkten çeyizinin tamamını nişanlısı Karl’a veren, girişimde bulunması için onu teşvik eden, Karl parayı batırınca yanında durup hem finans hem pazarlama hem de teknik konularda destek olan, hatta nişanlısının sürekli es geçtiği motor yalıtımının tasarımını geliştiren eli öpülesi, heykeli dikilesi bir hanım efendi…
Ki Almanlar heykelini dikmişler…
Diğer taraftan, başarılı erkeğinin arkasında, yanında ve kimi zaman önünde duran, mucit ve öncü olarak insanlık tarihine geçen, üstüne beş çocuk doğurup yetiştiren bu kadının; tüm bu niteliklerinden önce Karl Benz’in karısı olarak anılıyor olması tarihin bir ayıbıdır.
Elbette koca mucidin arkasından serseri kayınço gibi dedikodu yapmak yakışık almaz ama Karl Benz’in de bazı konularda oldukça gevşek davrandığını iddia edebilecek kadar veri var elimizde…
Taa 1885 yılında patentini aldığı taşıta, otomobil yerine Motorwagen gibi saçmasapan bir isim vermesi ve günümüz otomobillerinin ilk örneğini geliştirmesine rağmen “otomobilin mucidi” olarak genel bir kabul görmemesi bunun ispiyatıdır.
Oysa Bertha Hanım çok daha atak, çok daha cevval… O günler kadınlar için çok daha zor günler olmasına rağmen…
,xPosition=0,yPosition=0.5)
Evlendikten sonra dönemin yasalarına göre yatırımcı olarak tüm haklarını kaybetmesine rağmen yine de şirketin kurucusu olarak rol alıyor Bertha.
Tüm bu fedakârlığa rağmen Karl eniştede bir havalar, bir havalar…
Yine bir gün kızdırıyor kadıncağızı, Bertha da üzerinde çalıştıkları otomobile atlayıp, yanına çocuklarını da alarak dünyanın ilk uzun mesafeli otomobil yolculuğunu çıkıyor…
Mannheim’daki mucit kocasının atölyesinden Pforzheim’daki marangoz babasının atölyesine doğru…
Bu yolculuk Bertha Benz’i iki ayrı unvanla tarihe geçirmiştir.
Uzun mesafeli bir yolculukta otomobil kullanan ilk kişi olarak…
Ve kocasını kızıp çocukları da alarak baba evine otomobille dönen ilk kadın olarak…
Gerçek kimi zaman kurgudan daha inanılmaz…
Bertha’nın oğullarıyla birlikte çıktığı o tarihi yolculukta mola verdiği eczane, bugün tarihin ilk benzin istasyonu olarak anılıyor.
Yine o mola sırasında, ağırlıktan dolayı sürekli sorun çıkaran fren sistemini pratik bir icatla değiştirir Bertha….
Bugün o pratik icada fren balatası diyoruz.
Ne kadar övülse az gelecek, adeta bir “üst insan” bu Bertha Benz…
Bir kusuru var yalnız bu Übermensch kızın…
Biraz Nasyonal Sosyalist takılmakta…
Şovenist hem de radikal biraz…
Faşizmi de savunmakta…
Yani azcık Nazi kendileri…
Hatta pek azcık da diyemeyiz çünkü “Adolf Hitler Almanların kurtarıcısıdır” gibi beyanları olmuş hanımefendinin… Bazı propaganda çalışmalarında da bilfiil yer almış.
Sonra sonra duruma uyanıp bu adam bizi felakete sürüklüyor diyerek araya mesafe koymuş ama fren balatasını icat eden birinden daha zinc(!) bir duruş beklerdik.
Peki diğer taraftan; kadersiz Merso’nun, yani Mercedes Jellinek’in yahudi olmasına, kaderin acı bir oyunu denmez de ne denir?
Velhasılı kelam… Uzun lafın kısası…
Kadınlar tarafından yaratılmıştır Mercedes’in hikayesi…






Yorumlar (0)